En Güncel Genel Blog Sitesi !

Kral 1. Charles Hangi Mezhepe mensup idi?

0 8

Kral 1. Charles Hangi Mezhepe mensup idi?

Avrupa’da monarşi, Fransız İhtilali’nden yüzyılı aşokın bir süre önce büyüok bir darbe almıştı. Bu darbe, iç muharebeye sürüklenmiş İngiltere’de1 Kral 1. Charles’ın yargılanması ve bir hafta devam eden yargılama daha sonra idam edilmesiydi. 20 Ocak 1649 tarihinde mahkeme önüne çıkarılan Kral 1. Charles ulusun temel hak ve özgürlüklerini yok etmek, keyfi ve zalim bir yönetim kurmak, Krallığa ve Parlamento’ya karşı harp sürdürmek ile suçlandı. 1. Charles’ı idama götürmüş olan periyodu şekillendiren ana unsurlardan biri inanç meselesi olsa da, mahkemede Kral’a yönelik suçlamada herhangi bir dini referansın altı çizilmedi. Bunun sebebi Protestan İngiltere’de Püritenler ve Protestan İskoçya’da Presbiteryenler ile İrlanda’daki Katoliklerin inançlarını koruma yönündeki hassasiyetlerinin şekillendirdiği konjonktür idi. Diğer yandan mahkemenin bu tavrı, Kral’a yönelik suçlamaları mümkün olduğunca dar tutarak, Kral’ın kendini aklamasını kolaylaştırmak çabasının bir parçası olarak da okunabilir. Zira Britanya tarihçilerinin anlatım ettiği benzer biçimde 1. Charles’ı hüküm önüne çıkarmak O’nu idam etmeye değil, Parlamento’nun yetkisini açıok bir halde tanımasını, egemenlik haklarını Parlamento ile paylaşmak durumunda bulunduğunu kabul etmesini sağlamaya yönelikti. Ancak monarkın yetkisinin mutlak bulunduğunu, helloç bir dünyevi otoritenin kendisini yargılama yetkisine haiz olmadığını düşünen ve mahkemenin yetkisini tanımayarak savunmasını yapmayan Kral vatana ihanetten suçlu bulunarak 30 Ocak 1649 tarihinde idam sehpasına gönderildi.

Kral 1. Charles’ı idama götüren süreç üç boyutludur ve her üç boyut da aslında inanç meselesine dair problemler ile şekillenmiştir.

Birinci ebat İskoç Presbiteryenlerin, din politikalarından hastalıok duydukları Kral 1. Charles’a karşı ayaklanmasıdır. “Kralların İlahi Hakkı” (Divine Rights of Kings) doktrinine sıokı sıokıya bağlı olan, kendisini hem dünyevi hem dini otorite olarak gören 1. Charles 1637 tarihli ibadet usul ve esaslarını düzenleyen e book of common Prayer’ı İskoçya’ya empoze etmiştir. Kral hüokayümranlığı altında tek bir dinsel düzen oluşturmak amacıyla İngiliz ve İskoç Kiliselerini uyumlaştırmak istemişti; ancak bu teşebbüs İskoç Presbiteryenler tarafınca İskoç Kilisesini, Arminianism öğretisinin etkisi altında olan ve Katolisizm izleri taşıyan Anglikan Kilisesi arasında asimile etmeye yönelik, İskoç Kilisesinin bağımsızlığına karşı bir saldırı olarak görülmüştür. İskoç Presbiteryenler inançlarını Kral’a karşı korumak için national Covenant’ı imzalamış; 1. Charles’ın güç kullanımına başvurmak gibi tezahür eden tepkisi 1639 senesinde Piskoposlar Savaşlarına (The Bishop’s Wars) neden olmuştur. Bu İngiliz İç Savaşı’nın başladığının ilk somut işaretidir. Kral’ın ordusu 1640 yılının Ağustos ayında Newburn Savaşı’nda İskoç ordusuna yenilmiş; Kral’ı inançlarına yönelik bir tehdit olarak kabul eden İskoçlar, Royalist güçler ve Parlamenter güçler içinde başlamış olan çatışmalarda Parlamenter güçlerin safında yer almıştır.

Sürecin ikinci boyutu İrlanda ayaklanmasıdır; 1641 yılının nihayetinde İrlanda’da Katolikler ülkelerindeki Protestan İngiliz-İskoç yerleşimcilere saldırmaya başlamıştır. İrlandalı Katoliklerin 1610 yılından beri Londra’nın “yerleştirme” politikalarına karşı tepkili olduğu bilinmekle beraber, bu tepkinin Protestanlara yönelik saldırılara, kısaca şiddete dönüşmesi, İrlandalı Katoliklerin Kral’ın ordusunun İskoçlara yenilmesinden cesaret almasına ve adadaki kaosu fırsat olarak görmesine bağlanmaktadır. Hatta Protestan İngiliz ve İskoç yerleşimcileri hedef alan bu saldırıların gerisinde bizzat Kral’ın yer aldığı, ayaklanmanın “royalist komplo” olduğu yönünde iddialar ortaya atılmıştır. Söz konusu iddiaların ilk deposu ayaklanma liderlerinin Kral tarafından desteklendiklerini öne sürmüş olmalarıdır; ikinci deposu ise Parlamento’nun karşı çıokıyor bulunmasına rağmen 1. Charles’ın İrlandalı Katolikler ile ateşkes müzakeresi yürütme konusundaki kararlılığıdır. Parlamento, Kral’ı okınayarak, ateşkesi Krallığın çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesi ile onaylamamıştır. İrlanda ayaklanmasının güç kullanılarak bastırılmasından yana olan Parlamento’da, Kral’ın aslolan amacının İrlandalı silahlı güçleri İngiltere’ye getirerek Parlamento’ya karşı kullanmak olduğu yönünde görüşler yaygındı. İrlanda-Katolik Konfederasyonu’nun (Irish Catholic Confederation)İç Savaş esnasında Parlamenter güçlere karşı Royalist güçlerin safında yer alması bu görüşlerdeki haklılık payına işaret etmektedir.

Sürecin üçüncü boyutu Kral-Parlamento çatışmasıdır. Monarkın gücünün mutlak olduğuna kanan, dolayısıyla Parlamentonun tasdik ya da tavsiyesine gerek ve ihtiyaç duymayan 1. Charles 1629 tarihinde Parlamentoyu feshetmiş ve on bir sene boyunca da toplamamıştır. “11 yıllık tiranlıok” olarak adlandırılan bu süreç, 1. Charles’ın İskoçlar ile yürütülen Piskoposlar Savaşları için fon ihtiyaçı sebebiyle 1640 senesinde Parlamentoyu toplaması ile son bulmuştur. Parlamento Kral’ın fon talebini reddedince Kral üç hafta sonra Parlamentoyu yeniden dağıtmıştır. Bu Parlamento the fast Parliament olarak anılacaktır. Ancak mali kriz büyümeye başlayınca yeniden göreve çağrılan Parlamento 1660 yılına kadar vazife yapmıştır; bu Parlamento tarihe The long Parliament olarak geçecektir. The long Parliament 1641 senesinde Triennial Act of 1641 ile Kral’ı Parlamentoyu minimum üç yılda bir toplamaya ve Parlamentonun minimal 50 gün boyunca aleni tutmaya zorlamış; 1642 yılında The military Ordinance ile silahlı güçlerin komutasını Parlamento’ya vererek Parlamento’nun ulusun savunması yararına kraldan bağımsız olarak hareket edebileceğini duyuru etmiştir. Parlamentonun bu girişimleri Kral’a egemenliğin aslen kimin elinde bulunduğunu göstermeye yöneliktir. Kral ve Parlamento içinde gerilen ipler Kral’ın 22 Ağustos 1642 tarihinde unhappyık yurttaşlarını Parlamento’daki düşmanlarına karşı kendisine destek vermeye çağırmasıyla kopmuştur; Ekim 1642’de Royalist ve Parlamenter silahlı güçler çatışmaya advertım atmıştır. Görünürde maddi sorunlardan kaynaklanan Kral ve Parlamento çatışmasının arkasında da aslen inanç merkezli sorunlar yatmaktadır. Zira Kral’ın Arminianism öğretisini benimsemesi bağlamında Anglikan Kilisesini Roma Kilisesine yakınlaştıran reformları, Parlamento arasında oldukca kuvvetli olan ve 1. Elizabeth döneminden beri “fazla Katolik” buldukları Anglikan Kilisesini arındırmayı amaçlayan Püritenleri rahatsız ediyordu. Püritenler nazarında 1. Charles’ın şık dekorasyon ve heybetli dini törenler aracılığıyla Kiliseleri “güzelleştirmeye” yönelik reformları, heykellerin ve aziz tasvirlerinin kaldırıldığı daha mütevazi Protestan kiliselerine Katolisizm unsurlarının geri getirilmesi idi. Püritenler Arminianism öğretisini Anglikan Kilisesi için Katolisizm kadar tehlikeli görüyor ve bu öğretiyi benimseyenleri Katolik-sempatizanı olarak tanımlıyordu. Arminianism öğretisini benimseyenler de Püritenleri “reformasyon sapkınlığının en kötü ifadesi” olarak görüyordu. Bu koşullarda Kral-Parlamento çatışması aslına bakarsak Arminianism ve Puritanism arasındaki çatışmaydı ve kazanan Parlamenter güçler olunca Kral’ın idamı sonrası ülke monarşi-karşıtı Püritan yönetim dibine girdi.

Kral’ı idama kadar götürmüş olan sürecin ikinci boyutu Katolik-Protestan çatışması iken birinci ve üçüncü boyutları Protestanlıok-içi çatışmaydı. Ancak tüm bu boyutlar, Kral 8. Henry’nin Roma Katolik Kilisesi ile bağlarını koparmasından itibaren sancılı bir Protestan-reformasyon süreci içerisindeki İngiltere’de 1.Charles’ın Protestanlığa olan bağlılığının sorgulanmasına ve hatta Katolisizme döndüğü yönünde iddialara sebebiyet verdi. Üstelik Kral’ın Protestanlığa bağlılığını sorgulatan ve Kral’ın Katolik olduğuna dair şüphelere kaynaklık eden ailevi ve kişisel başka nedenler de vardı.

Ailevi nedenlerden ilki 1. Charles’ın annesi Kraliçe Anne’in (Anne of Denmark) Protestanlıktan Katolikliğe döndüğü yönündeki iddialar idi. Bu iddialar çeşitli kaynaklardan besleniyordu. Kraliçe Anne hem İskoçya’da bununla birlikte İngiltere’de yakın çevresinde Katolikleri bulunduruyor ve inançlarının gereklerini yerine getirmeleri için onlara koruyuculuk yapıyordu. Ayrıca Kraliçe Anne Papa eight. Clement’e eşinin İngiliz tahtı üzerindeki hak iddiasına destek vermesi için mektup yazmış; bu mektupta kendisi ve çocukları için “Papalıok korumasını” (papal safety) istemişti. Üstelik çocuklarının Katolikler ile evlilik yapmalarını tercih ettiğini de gizlemedi; büyüokay oğlu Henry’nin Katolik bir prenses ile evlenmesini isteyen Kraliçe Anne, okayızının Protestan Prens Frederick ile yapmış olduğu evlilikten de memnun olmamıştı. Kraliçe Anne’in bahsi geçen tutumları, kuvvetle muhtemel, siyasal gerekçeler ile şekillenmiştir fakat bu vaziyet 1. Charles’ın Katolik bir ortamda yetişmiş olduğu, dolayısıyla Katolisizme sempati duyduğu yönündeki şüpheleri gidermeye yetmemiştir. Kral’ın inancı konusundaki şüphelerin ikinci nedeni Fransa Kralı thirteen. Louis’in kardeşi Henrietta Maria ile yaptığı evlilik ve bu evlilikle beraber Katolik tebaasına karşı gösterdiği hoşgörüdür. Söz mevzusu tolerans Kral’ın eşine duyduğu bağlılığın bir uzantısı olarak yorumlanabilir. Üstelik Kral’ın Arminianism öğretisinin şekillendirdiği dini reformlarının da Henrietta Maria’nın eşi üzerindeki etkisinden kaynaklandığına inanılmıştır. 1. Charles’ın Henrietta Maria ile birlikteliği Avrupa’da hâkimiyet kuran İspanya’ya karşı İngiliz-Fransız ittifakı sağlamaya yönelik bir dış politika hamlesi olsa da, Charles’ın daha önce de İspanya’nın Katolik prensesi ile evlenmek istemiş olması sebebiyle, Charles’ın Katolisizme döndüğü yönündeki şüpheleri yoğunlaştırmıştır. Kral’ın inancını sorgulatan kişisel niçin ise Annesi Kraliçe Anne’in etkisiyle İtalyan kültürü ve diline duyduğu merak ile İspanyol prenses ile evlilik müzakerelerini yürütmek için gittiği İspanya’da başladığı tahmin edilen sanata karşı duyduğu yoğun ilginin Katolisizme alaka ve eğilim olarak okunmasıdır. Bu eğilim, mübarek imajlara ve azizlere de sempati duyan Kral’ı, okültürel anlamda, estetik değil etik kaygıları olan Protestan tebaasından uzaklaştırmıştır. Kral’ın idamından sonra kurulan monarşi-karşıtı Püritan idare İngiltere’nin en önemli Krallıok sanat koleksiyonu olarak tanımlanan 1. Charles’ın koleksiyonunu satışa çıkarmıştır; böylelikle Kral’ın sanata olan ilgisi ve masraflarına yönelik şiddetli tepki gözler önüne serilmiştir.

İngiliz İç Savaşını ve Kral’ın idamına uzanan periyodu şekillendiren inanç sorunları ile Kral’ın inancını sorgulatan aileyle ilgili ve şahsi sebeplerin hiçbiri Kral’ın Protestanlıktan Katolisizme döndüğünü kanıtlamaz; ancak Kral’ın İskoçya’da Presbiteryenler ile İngiltere’de Püritenlerin arzuladığı şekilde bir “Protestan” olmadığını da gösterir. Kısaca Katolik olmayan Kral sancılı bir Protestan-reformasyon süreci içerisindeki ülkede “Protestanlığın da şampiyonu” olmamıştır.

Bu gönderiyi derecelendirmek için tıklayın!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.